MAYISHAZIRAN2026 Pınar Tekeş
Vizyondan Gerçeğe
Ruhumu en çok besleyen şeylerden biri seyahat etmek. Hazırlık aşamasında başlar içimdeki coşku. Uçakta yanıma hangi kitabı alacağımı, hangi izlemediğim filmi seyredeceğimi, deftere neler yazacağımı planlamak müthiş keyifli gelir bana. Bu seferki yolculuğumda önce havalimanından aldığım haftalık gazeteyi okumaya başladım. Kültür sanat sayfalarını okurken gençliğimin pazar sabahı çay gazete keyfine bir selam çakarak! Sonra, o yıllarda en çok okuduğum yazar olan Paulo Coelho’nun kitabını aldım elime. Üzerinde “Yolu görünür kılan, yoldayken gösterilen cesarettir” yazıyordu. “Eline sağlık” “Kolay gelsin” gibi cümlelerin farklı dillerde karşılıklarının olmaması gibi, hiçbir çevirinin yazarın ana dilinde yazdığı duyguyu geçiremediğini hatırladım. Ve o zamanki beğenilerimle şimdikilerin farklı olup olmadığını sorguladım kendimde. Biz tanıdık bir yazarı okurken, sevdiğimiz bir yönetmenin filmini izlerken aslında yapmak istediğimiz o en çok beğendiğimiz eserlerdeki duyguyu yakalamak. Ama ne biz o zamanki biziz, ne de sanatçı o zamanda kalmış. Gelişim süreçleri, hayata bakıştaki farklılaşmalar paralel gittiyse ne ala! Yoksa zorla bir bitirdim tiki atmak kalıyor elde. Bir süre kitabı okuduktan sonra defter ve kalemi aldım elime. Klavye çok pratik ama el yazısıyla yakaladıklarım bence bambaşka oluyor. Bu yüzden kendimle çalışırken, kalbimde ulaşmak için bilgisayara değil beyaz sayfaların başına otururum. Değişik renkteki desende defterlerle kendimi bir çocuk gibi sevindirip motive ederek. İçimdeki o büyümeyen ilham verici gerçeğimle bağ kurarak. Ve bu hafta ilk kez verdiğim “Bolluk ve Yaratım 2 Vizyondan Gerçeğe Semineri”nde anlattıklarımı kendime uygulamaya başladım. Sana da bir bölümünden bahsedeyim ister hıdrellezde, ister yeni yılda ya da ne zaman yaratım yapmak istersen kullan. - Önce yepyeni bir defter al önüne. Bu senin bugünden itibaren yaratım defterin olsun. Ve düşün hayatında nelerin olmasını istiyorsun? Bunlar hangi duyguları hissettiriyor? Gerçekleştiğini düşünmek mutlu ediyor mu seni? Yoksa yaşaman gerekenin bu olması gerektiğini düşündüğün için mi hayatında istiyorsun? Bir arkadaşının, ebeveyninin, sosyal medya dayatmalarının bir yansıması olarak mı sende de olmalı?Bunları tek tek ayıkla. Sana iyi geleni ruhun biliyor, sen sadece hatırla! - Sonra bırak kaleminden dökülsün kalbinden geçen olasılıkların en sana uyanları teker teker. Hep diyoruz ya beyin hayalle gerçeği ayırt edemez diye; bu yüzden şimdiki zamanının diliyle yaz. Yazdıkların bu zamanda oluyormuş gibi. - Aklına yazacak şeyler gelmiyor mu? O zaman hemen mutlu olduğun anılarını düşün, enerjini yükseltip pozitife geçirmek yenilerini yaratabilmeyi kolaylaştıracaktır. - Sürekli aynı şeyleri yaratmaya çalışıyorsan ve bu olmuyorsa, neye takılı kaldığını düşün. Bu, değiştirmeye direndiğin şeyler olduğunu gösteriyor olabilir sana. - Beyin listelerle çalışmayı sever. Yazdıkça ve yazdıkların gerçekleştikçe yenilerine yer açar. - Yaratımlarında sadece maddi şeyler mi var? Öyleyse manevi maddeler de eklemeyi hatırla. - Ve ardından tüm yazılanlar gerçekleştiğinde hangi duyguları hissederdin, yanında kimler olurdu bunları hayal et. İmgelemenin kuantum etkisini hayatına çek. Çek ki gerçekleşsin. Bunları gözlemlerken inancına göre ister duanı et, ister meditasyonunu yap. Ve teşekkür ve şükür enerjisini kalbinde hisset. - Defterin bittiğinde yenilerine devam et. Kendine bunları düşünmek için zaman ayırmak gereksizleri ayıklama pratiğini hayatına almana yol açacağından zaman yönetmek konusunda da uzmanlığını güçlendirecektir. Coelho’nun dediği gibi yolu görünür kılmak için bugün kendinle çalışma cesaretine var mısın? Fark et, dönüştür, dönüş!