OCAKSUBAT2026
Prof. Dr. Levent Kırılmaz
Yaşam amacı ve yaşam planı
YAŞAM AMACI VE YAŞAM PLANI
Eğer hangi limana doğru seyrettiğimizi bilmiyorsak,
hiçbir rüzgâr bizim için uygun değildir.
(Seneca)
Her varlığın bir yaşam planı vardır. Yaşam planı bizim isteklerimizden meydana gelmiş bir mozaiktir. Öyle bir isteğimiz olabilir ki, bu o an bizim için çok önemsizmiş gibi gelebilir. Hâlbuki o istek çok daha büyük isteklerin sonuçlarını elde etmek bakımından önemli bir harekete geçirici etkidir. Her istek çok önemlidir.
İnsanlar hayatlarında bir anlam, yön ve amaç bulma konusunda doğal bir istek duyarlar. Biyolojik olarak hayatta kalmak için beslenmemiz ne kadar önemliyse, yaşam amacımızı anlama isteği de ruhsal tekâmülümüz için o kadar önemlidir.
Birçoğumuz bilinçli olarak özel bir yaşam amacına sahip olduğumuzu kabul etmesek de, bilinçaltımız burada ne yapmak için bulunduğumuzu bilir ve bize rüyalarımız, sezgilerimiz, en derin özlemlerimiz vasıtasıyla mesajlar yollayarak ulaşmaya çalışır. Bu uyarılar mesleğimizi ve ilişkilerimizi şekillendirir, hayatımızın niteliğini ve yönünü etkiler.
Yaşam amacımızı keşfedene kadar hayatımız, bazı parçaları eksik bir yapboza benzer. Burada bir şeyler yapmak üzere bulunduğumuzu hissedebilir ama onun ne olduğunu tam olarak kavrayamayız. Çalışır, dinlenir, yemek yer ve uyuruz; para kazanıp harcarız; mutlu ve sıkıntılı anlar yaşarız; ama yaşam amacımızı esaslı bir biçimde keşfedip anlayamayabiliriz.
Yaşamınızda şu anda yaptığınız şeyleri düşünün ve kendinize “bu faaliyetlerimin gerçek amacı nedir, benim yaşamımın büyük tablosuna nasıl uyuyor, yaptığım şey dünyaya nasıl daha çok ışık veriyor? diye sorun. Bu soruları sordukça, şimdi yaşamakta olduğunuz şeyin, yaşam amacınız ile nasıl ilişkili olduğu hakkında daha fazla şey keşfedebilirsiniz. Geçmişte yapmış olduğunuz her şeyin, şimdi yapmakta olduklarınıza nasıl uygun düştüğü ile ilgili iç görüler alabilirsiniz. Sadece sorarak kendi yaşam amacınızı ve onu nasıl gerçekleştirebileceğiniz hakkında bilgiler alabilirsiniz. Öğrenilecek birçok ders, geliştirilecek nitelikler, çevrenize ve insanlığa yapacağınız özel bir katkınız vardır.
Yaşam amacımız, sadece gerçekte kim olduğunuzu bilmek ve deneyimlemek değil ayrıca kim olacağınızı da yaratmaktır. Bu, evrim dediğimiz süreçtir. Bunu yaptığımızda, onu deneyimlemeyi tercih ettiğimiz biçimde dünyayı da deneyimlemeye başlarız. Yani sahip olduğumuz bir şey olarak değil, yaptığımız bir şey olarak tecrübe etmiş oluruz. Bunu anladığımızda hayatımızdaki her şey değişir. Yeteri kadar insan bunu anladığında ise gezegenimizdeki pek çok şey değişir.
Yaşam amacımız, bizim dünyaya sunmak üzere geldiğimiz şeydir. Pek çok kişi, sanki değersizmiş gibi kendinden ve doğal yeteneklerinden vazgeçer. İster dünyanın en lezzetli yemeklerini yapmak, ister muhtaç bir çocuğa ana-babalık yapmak, ister şifacı, ister taksi şoförü olmak için bulunuyor olun, hiç fark etmez, önemli olan yaşarken hayatı sevmektir. Çünkü hayatı sevdiğinizde, insanları da seversiniz ve insanları da sevdiğinizde onlara yardım edersiniz. Elinizden gelenin en iyisini yaparsınız. Her nerede olursanız olun, işiniz ya da uğraşınız her ne olursa olsun, hizmet edebilirsiniz. Eğer kendi işinizin başındaysanız, sizin için çalışanları motive ederek, güçlerini geliştirmelerine yardım ederek, sınırsız hayallere sahip olmalarını teşvik ederek yardım edebilirsiniz.
Hem evimizi geçindirmek için haftada 40 saat çalışıp, hem de yapmayı en çok istediğimiz şeyi bulup ona nasıl yönelebiliriz? Sorun yaşam koşulları değildir. Sizi engelleyen şey inançlarınızdır. Çünkü size, hayatın zor olduğu, çok az seçeneğe sahip olduğunuz ve başarıya ancak az sayıda şanslı kişinin erişebileceği söylenmiştir ve siz de buna inanmışsınızdır, sorun da buradadır. Oysa başarılı olmuş insanların yaşamına bakarsanız, birçoğunun yaşam amaçları doğrultusunda yapmayı sevdikleri şeyi yapabilmek için fedakârlıklarda bulunmuş olduklarını görürsünüz.
İnsan olmanın amacı, gerçekten kim olduğunuza karar vermek, deneyimlemektir. İnsan olmanın amacı, olabileceğinizin en büyük versiyonunu olmaktır. Yaşamın amacı budur.
Bu hayata, ne yapmak için burada olduğumuzun derin bir içsel bilgisi ve bunu gerçekleştirmek için bir içsel rehberlik sistemi ile geliriz. Bu, bir kullanma kılavuzu ile birlikte gelen özenle hazırlanmış bir yol değildir. Bu, bir nedenden dolayı burada olduğunuzu, yapılacak önemli işleriniz olduğunu ve bunu yaparken evrenin sizi destekleyeceğini bildiğiniz sarsılmaz derin bir görevdir. Bu çağrıya cevap verene kadar, hep unuttuğunuz bir şeyler varmış gibi hissedersiniz.
Bu enkarnasyonumuzda hedeflediğimiz deneyimleri yaşamak amacıyla bir hayat planı hazırlarız. Bu planın temel unsurlarını belirlemedeki kudretimiz tekâmül düzeyimize ve şuur genişliğimize bağlıdır. Ancak bu yaşam planı, gelişim ihtiyaçlarımızı giderilmesine yönelik sadece kapsamlı bir ana taslaktır, yaşam içindeki tüm detayları tüm adımları içeren bir maket değildir. Biz dünyaya geldikten sonra karşımıza çıkacak olan durumlar ve kişiler bizi ana plana yönlendirecektir. Ancak, dünya yaşamı içinde özgür irademizle yapacağımız tercihler, alacağımız kararlar bizi ara ara veya bütünüyle ana plandan uzaklaştırabilir. Bu durumda ruhsal sistem bize yaşam planımızı hatırlatacak tesirler, uyarılar gönderir. Bu tesirler bizde bazen sezgi, bazen rüya, bazen de ilham tarzında tezahür eder. Bazen bu uyarılar ve tesirler bizi sarsar, “niye bunları yaşıyorum” deriz ama hepsinin bir amacı bir nedeni vardır. Bunların hepsi, doğmadan önce özgür irademizle kendi seçtiğimiz ve onayladığımız kararlardan saptığımız içindir. Saatin alarmını kurup ta sabah saat niye alarm veriyor diye kızılmaz.
Yaşam bir okuldur. Girdiğiniz bu okulu bitirip mezun olacaksınız. Almanız gereken derslerin hepsini seçemeyebilirsiniz. Dünyada yaşayan herkes çok cesurdur. Çünkü daha önce kimsenin çıkmadığı bir yolculuğa çıkmak cesarettir. Bu yolculukta, elinizden geldiğince başkalarının yolculuklarını da biraz daha kolaylaştırın. Mümkün olduğunca başkaları için yolu biraz düzeltin ve güzel hale getirin. Bu görev sizin hayattaki "yaşam amacınız" olabilir: "yolu diğerlerinden önce süpürmek".
Mümkün olduğunca başkalarını düşünün ve onları düşündüğünüzü onlara hissettirin. Tüm insanlar size minnettar olacaktır. Koşulsuz, karşılık beklemeksizin yardım edin. Yolculuğunuzda tüm zorluklar sizi büyüten, geliştiren "an"lardır. Her zor "an" için teşekkür edin. Amacınız, sadece sevgiyi yaymaktır. Kim olursa olsun, nasıl olursa olsun…
Dünya okulunda, oynanmakta olan bir tiyatro oyunu gibi her oyuncunun kendine ait bir rolü, yaşam amacı vardır. Bazı roller başroldür, bazıları ise küçük rollerdir. Ancak her ne rol olursa olsun mükemmel oyun ortaya çıkarmak için herkese ihtiyaç vardır.