Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Toprağın geleceği tartışılıyor

Hobi bahçelerine yeni dönem: Koruma mı, çelişki mi? Ziraat Mühendisi Şükrü Cem Akçay, tarım arazilerinin geleceğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Hobi bahçelerine yeni dönem: Koruma mı, çelişki mi? Ziraat Mühendisi

Hobi bahçelerine yeni dönem: Koruma mı, çelişki mi? Ziraat Mühendisi Şükrü Cem Akçay, tarım arazilerinin geleceğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Son yıllarda özellikle İzmir ve Ege Bölgesi’nde hızla yaygınlaşan hobi bahçeleri, yeni yasal düzenlemeyle yeniden gündemin en önemli başlıklarından biri haline geldi. TBMM’de kabul edilen 7584 Sayılı Kanun ile tarım arazilerinde izinsiz yapılaşmaya yönelik yaptırımların artırılması, hem tarım hem de gayrimenkul sektöründe geniş yankı uyandırdı.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İzmir Ticaret Odası Tarım ve Hayvancılık Komitesi Üyesi Ziraat Mühendisi Şükrü Cem Akçay, düzenlemenin yalnızca cezai yaptırımlarla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, tarım politikalarının bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Yeni düzenleme neler getiriyor?

20 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile tarım arazilerinde izinsiz olarak oluşturulan hobi bahçeleri ve benzeri yapılaşmalara yönelik denetimler sıkılaştırılıyor. Yeni uygulama kapsamında izinsiz yapılaşma tespit edilen alanlarda metrekare başına idari para cezası uygulanması öngörülüyor. Düzenlemenin temel amacı ise tarım topraklarının korunması ve sürdürülebilir üretimin desteklenmesi olarak gösteriliyor.

Toprağın geleceği tartışılıyor

“Sorun yalnızca hobi bahçeleri değil”

Şükrü Cem Akçay’a göre mesele, yalnızca kaçak yapılaşmanın önüne geçmekten ibaret değil. Asıl tartışılması gereken konunun, çiftçinin neden üretimden uzaklaştığı olduğunu ifade eden Akçay, tarım arazilerinin farklı nedenlerle el değiştirmesinin arkasındaki ekonomik koşulların da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

Akçay, yıllardır yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere rağmen verimli tarım arazilerinin korunmasında istenilen sonucun alınamadığını belirterek, yalnızca yeni yönetmeliklerle kalıcı çözüm üretmenin yeterli olmayacağını ifade ediyor.

İzmir’in tarımsal üretim açısından önemli merkezlerinden Urla’yı örnek gösteren Akçay, farklı kamu kurumlarının aynı bölgelerde zaman zaman farklı planlama kararları almasının kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu dile getiriyor.

Toprağın geleceği tartışılıyor

Akçay’a göre, bir taraftan tarım alanlarını korumaya yönelik politikalar geliştirilirken diğer taraftan bazı bölgelerde imar planı değişikliklerinin gündeme gelmesi, uzun vadeli arazi yönetimi açısından yeniden değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya çıkarıyor.

Üreten çiftçi desteklenmeli

Şükrü Cem Akçay’ın değerlendirmelerinin merkezinde ise tek bir öneri bulunuyor: Üreticinin toprakta kalmasını sağlayacak güçlü tarım politikaları.

Akçay, verimli tarım arazilerinin korunmasının yalnızca yasaklarla değil, üreticinin ekonomik olarak güçlendirilmesiyle mümkün olacağını belirtiyor. Çiftçinin üretmeye devam etmek isteyeceği ekonomik modellerin oluşturulmasının, hem gıda güvenliği hem de doğal kaynakların korunması açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.

İzmir ve çevresinde hızla değişen arazi kullanımı, tarım, çevre ve kentleşme arasındaki dengeyi her geçen gün daha fazla gündeme taşıyor. Hobi bahçelerine yönelik yeni düzenleme de bu tartışmaları yeniden alevlendirirken, uzmanlara göre asıl mesele, toprağın geleceğini koruyacak uzun vadeli ve bütüncül politikaların hayata geçirilmesi.