Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencileri, köy sosyolojisi dersi kapsamında Karaburun’un Yayla (Köyü) Mahallesi’ni ziyaret etti. Öğrenciler, Muhtar Hamza Koşar ve köy sakinleriyle bir araya gelerek iki asırlık Yörük köyündeki sosyal, ekonomik, kültürel değişimi içeren bir söyleşi gerçekleştirdi.
Köy Muhtarı Hamza Koşar’ın rehberliğinde gerçekleşen ziyarette, geleneksel yaşamın dünü ve bugünü sosyolojik bir perspektifle masaya yatırıldı.
“Her yıl farklı bir temayla Asırlık gelenekler ve sahaya iniyoruz”
Etkinliği koordine eden köy sosyolojisi dersinin yürütücüsü Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Dilek Yeşiltuna, saha çalışmalarının temel amacını ve köy seçimindeki akademik kriterleri paylaştı. tüketim toplumuna geçiş Öğrenciler, geçmişi 1700’lü yıllara Ders kapsamında her yıl mutlaka farklı bir köye saha gezisi düzenlediklerini belirten Prof. Dr. Yeşiltuna, “Köyü seçerken bir temanın ön plana çıkmasına özen gösteriyoruz. Mesela geçen sene kapitalist çiftçilik diyebileceğimiz büyük bir işletmenin, köy arazisinin büyük kısmını aldığı bir köye gittik. Amacımız, hem geleneksel hem de modern kapitalist tarım yapılarının bir arada olmasının nasıl bir değişime yol açtığını görmekti” ifadelerini kullandı.
Karaburun Yayla Mahallesi’nin seçilme nedenine de değinen Prof. Dr. Yeşiltuna, bölgedeki sosyolojik değişime dikkat çekerek “Bu köyü seçerken kırsaldaki farklılaşma ve değişme temasını dikkate aldık. Hayvancılık giderek zayıflıyor, kent çevresinde hobi bahçeleri gibi küçük üreticilerin olduğu yapılar artıyor. Burası, dünün hayvancılığıyla tanınmış, göç alma potansiyeli düşük ve daha kapalı diyebileceğimiz bir köy. Bu hayvancılık geleneklerinin bugün ne durumda olduğunu yerinde görmek amacıyla rotamızı buraya çevirdik” diye konuştu. ve Orta Asya’dan gelen Yörük göçlerine dayanan köyde derinlemesine mülakatlar gerçekleştirdi. Hazırlanan sosyolojik temalar çerçevesinde köy sakinlerine yöneltilen sorulara alınan cevapların ortaya koyduğu bulgular; köyün eski üretim koşulları, şimdinin geçim biçimi, köy nüfusundaki değişmeler, ortak katılımın yaşandığı törenler, kentten köye gelen cenazeler ve şimdinin sosyal ilişkileri bağları etrafında şekillendi.
Köyün kökenine ve kuruluş öyküsüne dair öğrencileri bilgilendiren Muhtar Hamza Koşar, “Buralarda söylenegelenlere göre esas kökenimiz Yörük. Önceleri buralar mezra gibiymiş; Pınar köyünde, Çam köyünde mezralar varmış. Sonradan burada kuvvetli bir su çıkınca, su olmadan da bir şey olmayacağı için herkes mezralardan buraya toplanmış ve bir köy oluşmuş” diyerek köyün asırlık geçmişini paylaştı.

Görüşmelerde, geçmişte her hanenin tarhanasını ve bulgurunu kendi ürettiği, dışarıya bağımlılığın olmadığı tam bir “kendi kendine yeten” üretim modelinden; toprakların satıldığı ve tarımın terk edildiği mevcut duruma geçişin izleri sürüldü. Muhtar Koşar o dönemlerdeki üretim bağımsızlığını, “Benim çocukluğumda o zamanlar kimse dışarıdan un almazdı; tarhanasını, bulgurunu, yiyeceğini, hayvanın samanını herkes kendi yapardı” sözleriyle aktardı.
Muhtar Koşar ve yaşlı köy sakinleri ile görüşen öğrenciler, köyden kente göçün yarattığı sosyolojik tahribatı kayıt altına aldı. Geçmişte 80 hanenin yaşadığı ve okulunda 40 çocuğun eğitim gördüğü köyde, bugün ağırlıklı olarak yalnız ikamet eden yaşlıların kaldığı tespit edildi. Muhtar Koşar, “Benim çocukluğumda köyün girişinde okul vardı, orada 35-40 tane okuyan çocuk vardı. Şu anda köyde hiç genç yok. 30-40 tane hane var ama çoğu yaşlı ve tek başına yaşıyor, nüfus günden güne azalmakta” diyerek nüfusun dramatik düşüşüne dikkat çekti.
Köy sakinleri öğrencilerle yaptıkları sohbetlerde, 1975 sonrasında artan sanayileşme ile birlikte gençlerin sigortalı iş bulma umuduyla İzmir’deki fabrikalara göç ettiğini, yeni kuşağın toprakla ve tarımla bağını tamamen kopardığını vurguladı.
Köy Sosyolojisi dersi kapsamında gerçekleştirilen saha incelemesi ve alan gezisi, Ege Üniversitesi öğrencilerinin ders müfredatındaki teorik bilgilerini sahaya taşıyarak, uygulamalı bir sosyolojik deneyimsel bilgiler de kazanarak sosyolojik formasyonlarını güçlendirmeleriyle tamamlandı.

