OCAKSUBAT2026
SOMA SADECE KÖMÜR KARASI DEĞİL
Soma sadece kömür karası değil!
Lütfü Dağtaş
Soma’nın genç, enerjik, yapacaklarından emin belediye başkanı Sercan Okur, İzmir’den gelen sanatçı, gazetecilerden oluşan biz konuklarına Soma’yı özetlerken; ilçenin ekonomisinde can damarını oluşturan kömürün yol açtığı olumsuzlukları dile getiriyor, termik santralın filtresiz bacalarından havaya karışan dumanın yarattığı olumsuzluklara karşın ilçeyi cazibe merkezi kılma konusundaki hedeflerini ardı ardına sıralıyor. Son maden faciasında canlarını yitiren 301 şehit madenciyi sevgiyle andıklarını, anılarını yaşatma konusunda kararlı olduklarını söylüyor ve ardından ilçenin cazibe merkezi olması için nelere sahip olduğunu ayrıntılarıyla aktarıyor.
Soma ve kömür
Evet, Soma öncelikle kömür maden ocaklarına sahip bir yerleşim yeri ve kömür yörenin ekonomik değeri. Kömür, Soma’da 1900’lü yılların başlarında Osman Ağa tarafından bulunmuş. Ancak 1. Dünya Savaşı yıllarında yöredeki erkeklerin tamamının cephelerde savaşması nedeniyle kömürü yer altından çıkarma işini şimdi mahalleye dönüştürülmüş olan, tarihi geçmişi çok gerilere giden Darkale Köyü’nün kadınları üstlenmiş. Ancak günümüze geldiğimizde Belediye Başkanı Sercan Okur’un altını çizdiği bir gerçek var. Ülkemizin taraf olarak imza koyduğu fosil yakıtların kullanımının sonlandırılmasıyla Soma’nın ne olacağı konusu. Başkan Okur, bu açıdan ilçeyi tarım ve turizm yerleşimine dönüştürmek için şimdiden kolları sıvamış durumda. Bu nedenle başkanı olduğu ilçesini olabildiğince tanıtmak için çaba gösteriyor ve gelecek önerilerin her birini değerlendireceklerini açıklıyor.
Darkale ya da Tarhala
Soma’da turizmin çıkış noktası olarak seçilen yeri adı Darkale ya da Tarhala. Benim Darkale’yi ilk keşfetmem 30 yıl öncesine dayanıyor. Anadolu’daki debagât, sepicilik, deri işleme zanaatını araştırırken Darkale’nin Osmanlı döneminde deri işleme merkezlerinden birisi olduğunu öğrenince yolumu buraya düşürmüştüm. Darkale’de bana rehberlik yapan Darkaleli işitme ve konuşma engelli Fahrettin’in yardımıyla evinin avlı kapısını çaldığımız son karatabaklardan birisi, “Darkale’de artık deri işlenmiyor. Zamanında benim de çalıştığım tabakhanelerin sayısı 24’tü, oraları yıkıldı, otopark yapıldı ama ben zanaatımı evimin avlusunda sürdürüyor, kendimce deri işliyorum,” diyerek ayaküstü anlatmıştı.
Bugün mahalleye dönüştürülmüş Darkale, Soma’ya dört km kadar uzaklıkta, sırtını dağa yaslamış bir yerleşim yeri. Yolları dar, yokuşlu. Evlerinin çoğu geleneksel mimari örneği olsa da bakımsızlıktan yıkılmaya yüz tutmuş durumda. İki camisi ise onarım görmüş, ibadete açık. Darkale’nin merkezinde bulunan Kırkoluk Camii, adından anlaşılacağı gibi kırk oluktan suyun aktığı bir su şebekesinin üstünde. Yanında da, zamanında kadınların topluca çamaşır yıkadıkları çamaşırhane var. Aslında evler özgünlüklerine uygun elden geçirilebilseler, burasının bir Safranbolu, Selçuk Şirince, Kula ya da Beypazarı olmaması için hiçbir neden yok. Evlerin dış cepheleri kadar geometrik desenli, oyma ahşap tavan göbek süsleri son derece ilgi çekici ve hayranlık uyandırıcı. Darkale’deki geleneksel mimari konusunda yüksek lisans tezi yapmış Darkaleli Gülşah Uçarkuş’un, ‘Manisa Soma Darkale Mahallesi Geleneksel Konutları’ başlıklı çalışması son derece ayrıntılı, yararlanılması gereken bilgiler içeriyor. Gülşah Uçarkuş’un, halen Manisa Büyükşehir Belediyesi’nde sanat tarihçi olarak görev yapması bu açıdan önemli.
Darkale, eski mimari dokusu kadar doğasıyla da son derece albeniye sahip ve dağ sporları açısından uygun bir yer. Köyün muhtarı Önder Uysal, dağcıların buradaki kanyona sıklıkla geldiklerini anlatıyor, sırtlarını yasladıkları Asartepe ile Tuzlutepe’nin, her yıl dağcıları ağırladığını belirtiyor.
Darkale’nin keçi sütünden yapılma dondurması
Darkale’den söz etmişken Belediye Başkanı Sercan Okur’un marka yapmak istediği dondurmasına da değinmek gerek. Elektriğin olmadığı 1970’ler öncesi Darkaleli köylüler, dondurmalarını yakındaki Akhisar, Kırkağaç, Bergama pazarlarında satarlarmış. Dondurma yapımında kullanılan süt ise keçi sütüymüş ve son derece lezzetliymiş. Başkan Okur, Darkale’nin, geçmişte, damakta tat bırakmış bu dondurmasını yeniden canlandırmak konusunda kararlı.
Soma’nın tahin helvası
Darkale’yi ardımızda bırakıp Soma’ya döndüğümüzde Belediye Başkanı Sercan Okur, ilçede tahin helva üretiminin büyük önem taşıdığını aktarıyor, “helvalarımıza çatalınızı batırdığınızda hemen dağıldığını görürsünüz, çünkü bizim helvacılar üretimde yerli susam kullanıyorlar” diyor. Tadına bakmaya doyamadığımız helva, Soma’nın gerçekten bir gıda değeri ve Gaziantep’in baklavası, Siirt’in fıstığı, Uşak’ın tarhanası, Hatay’ın künefesi gibi bilinmesi gerekiyor.
Üzüm
Soma’nın bağlı olduğu Manisa üzümüyle öne çıkan bir kent. Başkan Sercan Okur, yapılan çalışmalar sonucu son derece varsıl üzüm çeşitlerine sahip olduklarını, bunlardan bir bölümünün tescillendiğini anlatıyor ve ilçelerinde yetişen bir üzüm çeşidinin önemli olduğunu, onun da üretiminin artırılmasına dönük çalışmalar yaptıklarını söylüyor.
Ve Soma Kadın Atölyesi
Soma’nın tarihiyle, sahip olduğu doğal güzellikleri ve tarım ürünleri kadar öne çıkan diğer bir unsuru, “elele, sevgi ve emekle üretiyor” sloganıyla son derece faal çalışan kadın kooperatiflerini çatısı altında birleştirmiş olan Soma Kadın Atölyesi.
Soma Kadın Atölyesi, 2014 yılında yaşanan, 301 madencimizin yaşamını yitirdiği maden kazasının ardından bölgede yaşayan kadınların mesleki beceri ve kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla Genç Hayat Vakfı tarafından kurulmuş. Kooperatifin kuruluş yılı 2017 ve 20 ortağın varlığıyla faaliyete başlamış. Belediye Başkanı Sercan Okur, şu anda üç ayrı kadın kooperatifindeki üye sayısının arttığını belirtiyor, “200 kadına istihdam yaratan kooperatif, aynı zamanda bölgede tarımsal faaliyetler yürüten kadın girişimci ve çiftçilerle işbirliği içerisinde projeler üretiyor,” diyor.
Dönüşte, “Soma, sadece kömür karası değil!” diye düşünüyorum.
Lütfü Dağtaş