OCAKSUBAT2026
BAŞKAN SENGEL; 'SELÇUK, BİR MEYVE TABAĞI'
Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel: “Selçuk, bir meyve tabağı!” Anadolu’da, kırsaldan büyük kentlere göç olgusu 1960’lı yıllardan bu yana sürüyor. Sonuçta kentlerimiz aldıkları göçlerle insan topluluklarını artık taşıyamaz durumdalar. Buna karşın özellikle tarım ve hayvancılık ürünleri açısından beslenme kaynakları köyler ise neredeyse boşaldılar. Sayın Başkan, siz bu konuya gerçekçi bir yaklaşımla tarımsal üretimin hâlâ ağırlıkla sürdüğü Selçuk’ta, ‘Efes Tarlası Yaşam Köyü’ nü kurdunuz. Bundan amacınız neydi, Yaşam Köyü’nün kuruluşunun tarihsel sürecinden de söz ederek, özetler misiniz? Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün kurucu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylülerin gözleriyle görebilecekleri çalışmaları için örnek tutacakları verimli, modern, uygulamalı tarım merkezleri kurmak gereklidir” sözünden ve Köy Enstitüleri'nden ilham alarak hayata geçirdiğimiz, merkezinde tarım olan, tüm yaşamı kapsayan bir projenin adıdır. Amacımız Tohum Merkezi ile yerel tohum dediğimiz sağlıklı tohumun izini sürmek, plantasyon alanlarımızla bu tohumları çoğaltmak, Toprak Okulu ile hem bugünün hem de geleceğin üreticilerin doğru ve gerekli tarım tekniklerini öğrenmesini sağlamak, aile tarımını güçlendirmek ve tüm bunların totalinde üretime hak ettiği değeri vermektir. Efes Tarlası Yaşam Köyü’ndeki çalışmalarınızla hangi hedefleriniz gerçekleşti? Efes Tarlası Yaşam Köyü ile aslında birçok şeyi hedefleyerek yola çıktık. Bir kere her şeyden önce bu toprakların bereketini doğru tarım teknikleri ile artırmak üzere yola çıktık. Doğru tarım teknikleri bu noktada çok önemli. Toprak Analizi dediğimiz belki de üretimin temelini oluşturan bir yöntemi üreticilerimize anlatmayı, onları toprak analizine teşvik etmeyi hedefliyoruz. Doğru tarım teknikleri konusunda epey yol aldık. Ücretsiz Toprak Analizi noktasında ise İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte ortak çalışmalar yürütmeye başladık. Selçuk, coğrafi açıdan hangi tarımsal ürünlerin yetişmelerine uygun? Biz, Efes Selçuk’u bir meyve tabağı olarak nitelendiriyoruz. Mandalinadan ayvaya, nardan şeftaliye, üzüme kadar yılın her döneminde farklı lezzetler sunan bir meyve tabağı Efes Selçuk. Meyvelerin yanı sıra üreticilerimiz zeytin yetiştirmeye ve zeytinyağı elde etmeye de devam ediyor. Amaçlarınızdan birisi de sanırım aile tarımını teşvik etmek. Bu konuda bilgi verir misiniz? Efes Tarlası Yaşam Köyü ile hedeflediğimiz daha doğrusu kentin tümüne yerleşmesini istediğimiz çalışmalardan biri aile tarımını yaygınlaştırmak. Bugün tarımla ilgilenen nüfus giderek yaşlanıyor. Bugün ortalama çiftçi yaşı 58’e çıkmış durumda, 25 yıl önce bu sayı 36 idi. Bu tablo gerçekten endişe verici. Bu tabla genç nüfusun giderek topraktan uzaklaşması, üretimden elini çekmesi demek. Biz genç çiftçileri kadın üreticileri daha fazla görmek istiyoruz. Çünkü, genç nüfusu tarıma ancak kadınların bağlayabileceğini, kadınların üretimde yer almasının aynı zamanda bir ailenin de tarımla ilgilenmesinin, geçimini tarım yolu ile sağlamasının en çok kadınlardan ve en çok gençlerden geçtiğini düşünüyoruz. Aile tarımının yaygınlaşması tarım açısından olduğu kadar ekonomik ve sosyal açıdan da önem taşıyor. Bugün Türkiye’de büyük bir genç işsizliği var. Bu genç işsizliğine bir çözüm de gençlerin toprağa ve üretime sahip çıkmasından geçiyor. Selçuk’ta tarımın kalkınmasının üretici dışında tüketiciye olumlu yansıması konusunda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Aslında üretici için yaptığımız her şey sonunda tüketiciye olumlu yansıyor. Üretici doğru tarım teknikleri ile üretim yaptığı zaman bu tüketiciye yansıyor. Tüketicinin doğru, temiz ve sağlıklı gıdayı talep etmesi çok önemli. Biz bu talebi oluşturmak adına Efes Tarlası Bakkalımızı açtık. Bu bakkalda çoğunluğu Efes Selçuklu kadınların katılımı ile oluşan Selçuk Efes Tarımsal Kalkınma Kooperatifimizin ürünleri ve Türkiye’nin dört bir yanından birçok kooperatifin ürünleri bu bakkalda satılıyor. Efes Tarlası Bakkalımızın yanı sıra Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde yeni açtığımız Üretici Pazarı ile üretici ile tüketiciyi aracısız bir şekilde buluşturuyoruz. Oluşturduğunuz Efes Tarlası Yaşam Köyü’ndeki toprak okulu ile tohum merkezi hakkında bilgi verir misiniz? Sanıyorum yerel olduğu kadar yerli tohum türlerinin korunup çoğaltılması konusunda titizlenmeniz söz konusu. Özellikle merkezde mevcut tohum türlerini liste olarak verebilir misiniz? Toprak Okulun adı gibi bir okul ve Efes Tarlası Yaşam Köyü kurulduğundan bu yana, Toprak Okulu tarımsal eğitimin merkezi oldu. Ziraat Mühendisleri Odası ile imzaladığımız protokol gereğince budama eğitimleri, tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştiriciliği eğitimleri, toprak analizi eğitimleri düzenledik, düzenlemeye de devam ediyoruz. Tohum Merkezinde ise yerel tohumların izini sürüyoruz. Bu tohumları plantasyon alanlarımızda çoğaltıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanına gönderiyoruz. 44 farklı türden 2000 çeşit yerel tohum, tohum merkezimizde yer alıyor. Tarım eğitimleriniz hangi dalları ve kişileri kapsıyor? Bu eğitimlere katılmak isteyenler nasıl başvuracaklar? Tarım eğitimlerimiz aslında 7’den 70’e herkesi kapsıyor. Üreticilerimiz Toprak Okulu’nda doğru tarım tekniklerini, doğru budamayı, gübrelemeyi öğrenirken, çocuklarımız ilk kez tarımla tanışıyor, toprağa dokunuyorlar. Bu eğitimler ile ilgili bilgileri hem belediyemizin hem de Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün sosyal medya hesaplarından paylaşıyoruz. Efes Selçuk, tarıma elverişli olduğu kadar turizm açısından da önemli. İkisini bir arada ve üst düzeyde götürmek için neler yapıyorsunuz? Efes Selçuk’un iki önemli gelir kaynağı tarım ve turizm. Bu ikisi aslında birbirine paralel ilerliyor. Özellikle pandemi sonrasında tüm dünyada turizm anlayışı değişti. Turizm; deniz, kum ve güneşin ötesinde bir anlayışa büründü artık. Ziyaretçilerin beklentileri değişti. Artık ziyaretçiler gittikleri yerlerde, o yere ait deneyimler bekliyorlar. Bu bağlamda agro turizm giderek önem kazanıyor. Efes Tarlası Yaşam Köyü agro turizm konusunda tüm dünyanın dikkatini çekmiş bir yer. Bunun en güzel örneği çok kısa bir süre önce Fransa’da aldığımız ödül oldu. Efes Tarlası Yaşam Köyü, dünya çapında sürdürülebilir turizmin en prestijli organizasyonlardan biri olan Green Destinations En İyi 100 Hikâye listesinde yer alıyor. İşte bu gerçekten tarımla turizmi buluşturarak Efes Selçuk’u tüm cevherlerimizle dünyaya tanıtmak adına ne kadar çabaladığımızı gösteriyor. Çabalarımızın meyvesini vererek, uluslararası alanda Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün ve Efes Selçuk’un marka değerini giderek büyütüyoruz. Efes Selçuk’un kesintisiz 8600 yıllık tarihinin yanında tarım ve turizmi de harmanlayarak yurt içinden ve yurt dışından daha fazla ziyaretçinin ilgisini çekmeye devam ediyor.
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
Kasım/Aralık 2025 sayısında neler vardı göz atın!
AYIN MEKANLARI PRIMO

Konak Pier’deki yeni İtalyan Primo İzmir’in en önemli gastronomi merkezlerinden Konak Pier, yepyeni ve renkli bir restoranı daha kucakladı. Denize uzanan tarihi dokuda kapılarını açan “Primo”, İtalyan mutfağının sıcak ruhunu İzmir’e taşıdı. Birbirinden lezzetli pizzaları, makarnaları, rizottoları, etleri, salataları ve muhteşem manzarasıyla müşterilerini ağırlayan “Primo”, şarapları, limoncellosu, kokteylleri ve diğer içkileriyle de konuklarına keyifli saatler sunuyor. İtalya Como’da 16 yıl çalışan şef Ertunç Özdemir’in mutfağı, “Primo” ziyaretçilerini adeta İtalya’ya götürüyor ve Napoli, Roma, Milano ruhunu İzmir’de yaşatıyor. Gazeteci Osman Gençer ile kardeşi Hakan Gençer ve oğlu Arman Gençer’in birlikte açtıkları “Primo”, her gün saat 12.00 ile 22.00 arası hizmet veriyor. “Primo”, kalitesinin yanında fiyat dengesiyle de dikkat çekiyor. Açıldığı ilk günden itibaren b...

[Devamını Oku...]

MARDARINN

Mandarinn Son yıllarda doğal güzelliklerinin yanı sıra zengin gastronomi seçenekleri ile öne çıkan İzmir’in Karaburun ilçesi, bu alanda önemli bir başarıya imza attı. Yerel lezzetleri çağdaş yorumlarla buluşturmak amacıyla 2022 yılından bugüne hizmet veren Mandarinn Karaburun, uluslararası gastronomi rehberlerinden Gault & Millau 2026 tarafından “Gourmet Table – Chef Restaurant” kategorisine alındı. Bu seçkiyle birlikte Karaburun’dan ilk kez bir restoran, uluslararası bir gastronomi rehberinde yer almaya hak kazandı. Karaburun'un kimliğini taşıyan mutfak Hilmi Akyol ve Özer Koçak tarafından, ilçenin doğallığını ve sürdürülebilirlik anlayışını merkezine alarak 2022 yılında kurulan kurulan Mandarinn Karaburun, mutfağını Şef Gökhan Altay liderliğinde şekillendiriyor. Restoranın mutfak anlayışı; deniz ve kara ekosistemlerinin sunduğu çeşitliliği menüye yansıtan bütüncül bir bakış üze...

[Devamını Oku...]