EYLULEKIM2026
PARİS 2030 HEDEFLERİ VE KENTİMİZE ÖNERİLER
Dosyamıza gördüğümde gözlerime inanamayıp tekrar tekrar incelediğim şu yandaki fotoğraf ile başlayalım. Burası bizim kentimiz: İzmir. Haydi, gelin biraz yakından bakalım. Konak Pier yani gümrük depolarını gördünüz. Bir köşesinde günümüzün Vakıflar Bankası diğer köşesinde bir başka bankanın tarihi binalarının bulunduğu bir bulvar var. En sonuna doğru baktığınızda Basmane Tren Garı görünüyor. Gözlerime inanamıyorum bu yeşillikler içindeki Fevzipaşa Bulvarı mı? Muhtemelen kardeşi Gazi Bulvarındakiler gibi Çınar olan güzelim ağaçları hangi cani yok etmiş... Gözüm sağa kayıyor... O da ne! Hisar Camisi önünde küçük yeşil bir orman var. Paraşüt Kulesi 1937'de açıldığına göre fotoğraf çok eski değil, kim renklendirdiyse ellerine sağlık. Kültürpark da günümüzden çok daha yeşil görünüyor. Beni en çok şaşırtan ise Kordonboyundaki yeşil doku oldu. Bakmaya doyamadığım bu fotoğrafa daha sonra döneceğiz. Şimdi Paris'e gelelim. Paris'in hedefleri Paris, kent genelinde 170.000 yeni ağaç dikmeyi planlayarak cesur ve yeşil bir dönüşüm gerçekleştiriyor. Bu, kenti daha serin ve nefes alabilir mikro iklimlere dönüştürmeyi amaçlayan iddialı bir hamle. Ağaç dikme girişimi; kentsel ısı adası etkisine karşı mücadele etmeyi, biyoçeşitliliği artırmayı ve sokakları daha yaşanabilir hale getirmeyi amaçlayan geniş bir iklim direnci stratejisinin parçası. Bulvarlar, kaldırımlar, okul avluları ve hatta eskiden kaldırım döşeli olan meydanlar, çoğu yerli veya iklime dayanıklı olan çeşitli ağaç türlerini barındıracak şekilde yeniden tasarlanıyor. Bu ağaçlar, çok ihtiyaç duyulan gölgeyi sağlayacak, yüzey sıcaklıklarını düşürecek ve Paris'in giderek ısınan yazlarında enerji yoğun soğutma ihtiyacını azaltacak. Bazı bölgelerde, özellikle daha önce yeşil alanın sınırlı olduğu mahallelerde, ortalama yüzey sıcaklıklarının 2°C ila 4°C düşmesi bekleniyor. Ağaç dikimi aynı zamanda yağmur suyu emilimini destekliyor, hava kalitesini iyileştiriyor ve kuşlar ile böcekler için yaşam alanları sağlıyor. Tüm bu girişimler kenti daha yürünebilir ve görsel olarak daha davetkar hale getiriyor. Planlamacılar sadece miktara değil, aynı zamanda düşünceli yerleşime de odaklanıyor: Ağaçlar, sosyal ve çevresel etkilerini en üst düzeye çıkarmak için yaya trafiği, toplu taşıma merkezleri ve okul bölgelerinde yoğunlaşıyor. Paris, gelecek yıllarda sadece sanat ve moda başkenti değil, aynı zamanda ekolojik inovasyon başkenti olmayı, sokaklarında ormanlar yetiştirebilmeyi hedefliyor. Yeşil kaldırımlar Son yıllarda Paris, sokaklardan ve avlulardan asfalt ve betonu sistematik olarak kaldırarak, geçirimsiz yüzeyleri toprak, ağaçlar, yağmur bahçeleri ve bitki örtülü hendeklerle değiştirdi. Bu strateji, zemini yaşayan bir altyapı olarak yeniden etkinleştiriyor. Yeşil kaldırımlar şehirlerde: • Yağmur sularının sızmasını artırır, yüzey akışını ve sel riskini azaltıyor. • Buharlaşma ve gölgeleme yoluyla kentsel ısı adası etkilerini hafifletiyor. • Toprak biyoçeşitliliğini ve ekolojik sürekliliği iyileştiriyor. • Kamusal alan kalitesini ve yaya konforunu artırması da bir başka kazanç. • Mineral ve bitki örtülü yüzeyler arasındaki oranı yeniden dengeliyor. Paris, yoğun kentsel ortamların zeminlerinin yeniden doğallaştırabileceğini gösteriyor. Soru artık, mevcut beton ve asfalt zeminleri kaldırmayı başarabilecek miyiz den uzaklaşıp, bu işin ne kadar kısa zamanda başarılacağına uzanıyor. Kentin tarihi meydanlarında bile yeşil örtünün zenginleştirilmesi için planlar yapılıyor. Paris'te trafik sorunu tabii ki var. Ancak, kentin yerel yöneticileri daha çok arabaya yol açmak yerine toplu ulaşımı çeşitlendirmeyi seçiyor ve kentlileri toplu taşımayı kullanmaları için teşvik ediyor. Bisiklet ise neredeyse en yaygın ulaşım aracı olarak kullanılıyor Avrupa şehirlerinde... Elektrikli hafif araçlar, motosikletler de özellikle güney Avrupa ülkelerinde tercih edilen araçlar. Bizim "Hadi gelin köyümüze dönelim" çağrımızı, Avrupalılar kentlerin göbeğinde tarımsal hobi alanları yaratarak çözmeye çalışıyorlar. Böylece kent yaşamı doğadan kopmamış olduğu gibi yaşlı nüfus için yeni bir ilgi alan da ortaya çıkıyor. Bu alanlarda daha çok çiçekli bitkiler yetiştirilse bile zaman zaman sebze bahçelerine de rastlanıyor. Kentlerdeki geniş kaldırımlar yerini yeşil dokuyla bezenmiş dar ve mümkün olduğunca geçirgen malzeme kullanılan kaldırımlara bırakıyor. Pek tabiidir ki; bu daraltmalar kaldırımların yayalar tarafından kullanılma yoğunluğu göz önünde bulundurularak yapılıyor. Ancak çok yoğun kullanılan bölgelerde bile yol ile kaldırımı birbirinden ayıran bir yeşil dokuya mutlaka yer veriliyor. Kentlerde bina yüzeyleri ve terasları da artık küresel ısınmaya karşı önlem alanları olarak kullanılıyor. Çok basit sistemler ile bina yüzeylerindeki beton malzemenin aldığı ısıyı yansıtması yerine yeşil dokunun ısıyı emmesi sağlanıyor. Güneşi yeşile döndürme çabası Enerji ihtiyacının her geçen gün artıyor olmasıyla birlikte bütün dünyada çözüm arayışları sürüyor. Son yıllardaki gelişmeler; güneş enerji sistemlerinin evlerin çatılarına, balkonlarına hatta panjurlarının üstlerine kurulmasına imkan tanıdı. Avrupa'da neredeyse bütün kent yönetimleri güneş enerjisinin peşine düşenleri adeta ödüllendirir gibi teşvik ediyor. Neler yapabiliriz • Güneş enerjisinden başlarsak, yerel yönetimlerimiz mevcut desteklerini, toplumun tüm kesimlerini ödüllendirecek şekilde teşvik seviyesine çıkarmakta acele etmeli. Destekler üretim tarafında da kendini göstermeli. Hatta biraz ileri gidersek; halkın ucuz ve kaliteli hizmet alacağı bir üretim tesisini yerel yönetimler kurmalı... İzmir, kendi ihtiyacı olan elektrik enerjisinden daha fazlasını üretecek potansiyele sahip bir kent... Çok fazla merak ediyorum. Bizim tramvay duraklarımızın tamamının çatılarında neden güneş panelleri yok ve neden tükettiği enerjinin bir bölümünü geri kazanmıyor... • Fevzipaşa Bulvarı'na özel bir yer açmak istiyorum. Kentin yeşil planına çok çabuk dahil edilmeli. Teknik imkanları bilemeyiz ama biraz genişleyen iki kaldırımdan beton yüzey söküldüğündü ve Gazi Bulvarındaki gibi çınar ağaçları iki dizi olarak boydan boya dikildiğinde 3-5 sene sonra yemyeşil bir bulvarımız daha olur. Tabii ki aynı uygulama Mimar Kemalettin Caddesine de yapıldığında o bölgede ısı farklılaşmasını hemen hissedebiliriz. • Kaldırımların yeşillendirilmesi sanırım kent genelini kapsayacak bir plan dahilinde yapılacaktır. Çınar ya da güzel gölge (Bella Sombra) ağaçlarının kapladığı sokakları herkes beğenecektir. İzmir bodur ağaçlardan ve palmiyelerden artık vazgeçmeli. Büyük gölgeli, daha çok toz yutan ağaç cinsleri ni tercih etmeli diye düşünüyorum. Kaldırımlara mis kokulu yaseminlerin sardırıldığı gölgelikler de yaygınlaştırılabilir. Bir örneği Halkapınar tramvay son durağı civarında var. • Kentin trafik sorunu var ama bunun çözümü daha çok arabaya yol açmaktan geçmiyor. Daha çok bisiklet yolu ve toplu ulaşımın daha da geliştirilmesi lazım. Geçenlerde bir hasta ziyareti yaptım. Göztepe'den Çiğli Bölge Hastanesi'ne tramvay-vapur-tramvay ile 40 dakikada gittim. Konforlu bir yolculuktu. Belediyemize teşekkür, herkese tavsiye ederim. • İzmirlinin her şeyi yerel yönetimlerden beklemeden ağaçlandırma işine bireysel olarak da el atması lazım. Muhtarların mahalleleri yeşillendirmek için kampanyalar düzenlemesi, mahalleli ile birlikte ağaç dikim yerleri tespiti ve fidan temini için çalışmaları gerekiyor. • Buradan çağrı yapıyorum. AVM'lerin açık alan otoparklarına, okul bahçelerine mini ormanlar kazandırmanın zamanı geldi. • Mevcut ve yeni binaların yeşil cephe ile kaplanması işi de önemsenmeli. Yeni yapılacak yeşil binalara özel teşvikler verilmeli. Mevcutlara yeşil cephe kazandırılması da firmaların sponsor olmaları ile kolaylaşabilir. Aslında bu sporsorluk işi devasa reklam bütçelerine sahip kuruluşlar tarafından da önemsenmeli. İzmir Life olarak kamuoyu oluşturmak üzere çevre sorunlarına, iklim ile ilgili iyileştirme önerilerimiz sürdüreceğiz. Gelecek sayıda yeni belediye binası ile ilgili daha önce yaptığımız öneriyi geliştirerek tekrar sunacağız.