Hatırlar mısınız; büyürken resimler yapar, oyunlar yaratır, şarkılar söylerdik. O çocukluk günlerimizde kendimizi ifade edememek diye bir kaygımız yoktu. Andan keyif alırdık üstelik büyüklerimiz tarafından onaylanır, alkışlanır, yüreklendirildik. Ta ki, büyüyene dek. Sonra bir dönem geldi, resimlerimiz, ödevlerimiz not almaya başladı; tıpkı davranışlarımız gibi. Toplum tarafından kıyaslamalar başladı. İşte değersizlik hissi, yeterince iyi olamama korkusu hayatımıza girdi. Ne olduysa bundan sonra oldu. O zaman geldi kısır döngüler, monotonluk, yaşamdan keyif alamama ve hoş geldin bunalım, depresyon…
Ayşe Özgener “Uçak Dolusu Zihinler”
Ayşe Özgener, çocuklukta kendimizi resim, oyun ve şarkıyla özgürce ifade edişimizi ve yaratıcılığı “Uçak Dolusu Zihinler” başlığıyla ele alıyor.

