TEMMUZAGUSTOS2026
GASTRONOMİDE BÜYÜK DEĞİŞİM
INGREDY KURUCU ORTAĞI Betül Bildik: "Ingredy ile beraber gastronomi sektöründe en büyük değişim şeffaflığın ve erişimin standart hale gelmesi olacak." Türkiye’nin ilk yapay zeka destekli yeşil tedarik platformunu hayata geçirerek gastronomi sektöründe tedarik, şeffaflık ve verimlilik alanlarındaki sorunlara yenilikçi bir çözüm sunan Ingredy'nin turucu ortağı Betül Bildik bu sayıdaki gastronomi konuğumuz. Veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendiren Ingredy, restoranların satın alma operasyonlarını dijitalleştirerek tedarik sürelerini kısaltıyor ve maliyetlerde önemli tasarruf sağlıyor. Ingredy’nin kurucu ortağı Betül Bildik, kendisini nasıl anlatır? Gıda Mühendisliği lisansının ardından pazarlama alanında yüksek lisansımı tamamladım. Kariyerime 2006 yılında Metro Cash & Carry’de başladım. Operasyon, kalite, denetim ve ticari pazarlama alanlarında görev alarak sektörün farklı dinamiklerini yakından deneyimledim. 2014 yılında Gastronometro projesinde proje müdürü, ardından iş geliştirme müdürü olarak çalışarak HoReCa sektöründe güçlü bir uzmanlık kazandım. Bu birikimimi bugün Ingredy çatısı altında, gastronomi dünyasına daha sürdürülebilir ve verimli çözümler üretmek için kullanıyorum. Ingredy'nin doğuş hikâyesi nedir? Bugün dönüp baktığınızda, aslında çözmeye çalıştığınız sorun teknoloji eksikliği miydi, güven eksikliği miydi? Kariyerim boyunca gıda sektöründe yer aldım. Zamanla şunu çok net görmeye başladım: bu sektör büyük bir emek üzerine kurulu olmasına rağmen verimlilik ve güven açısından ciddi boşluklar barındırıyor. Kendime en çok şunları sordum: Şefler ve işletmeler neden doğru ürüne, doğru zamanda ulaşmakta zorlanıyor ve tedarik süreci neden parçalı bir yapı içinde ilerliyor? Ingredy tam da bu sorulardan doğdu. Amacımız baştan beri çok netti: Restoranların işini kolaylaştırmak ve üreticinin emeğini görünür kılmak... Bugün geldiğimiz noktada bu fikir, sadece bir platform değil gastronomi ekosistemine teknoloji ve sosyal etkiyi birlikte taşıyan bir yapıya dönüştü. Sektörde sizi "Bu iş böyle gitmez" noktasına getiren deneyim neydi? Mutfakların aradığı çok özel, niş ve hikayeli ürünler vardı ama bu ürünleri üreten üreticilerle restoranlar birbirine ulaşamıyordu. Beni “Bu iş böyle gitmez” noktasına getiren şey de aslında buydu. Bu kadar güçlü bir gastronomi potansiyeli varken doğru ürünün doğru mutfağa ulaşmasının hala bu kadar zor olması, çözülmesi gereken ciddi bir problemdi. Ingredy'yi bir sipariş platformundan ayıran temel özellik nedir? Ingredy’yi bir sipariş platformundan ayıran şey, sadece siparişi kolaylaştırması değil. Biz aslında tüm tedarik sürecini görünür ve yönetilebilir hale getiriyoruz. Çoğu zaman restoran sadece “ne alacağım?” sorusuna odaklanır. Biz ise bunun arkasındaki “Neden bu ürün, hangi tedarikçiden, hangi alternatifle ve hangi maliyetle?” sorularını da görünür kılıyoruz. Aynı zamanda gastronomik, kaliteli ve güvenilir ürünlere ulaşılabilen bir keşif alanı sunuyoruz. Bugün bir restoran neden WhatsApp, telefon veya Excel yerine Ingredy kullanmalı? Veriler şunu söylüyor: Restoranların önemli bir kısmı ilk yıllarında kapanma riskiyle karşı karşıya ve satın alma süreçleri günlük birkaç saatlik ciddi bir operasyon yükü oluşturuyor. Maaliyetlerini sağlıklı takip edemiyorlar. Ingredy ise süreci teknolojiyle basitleştirerek tedarik süresini kısaltıyor. Daha önemlisi, tüm satın alma sürecini tek bir sistemde toplayarak restoranlara zaman kazandırıyor ve kontrolü geri veriyor. Çünkü bugün birçok restoran hâlâ inanılmaz bir zaman kaybediyor. Biz bu yükü azaltmak için varız. Tüm tedarik sürecini tek bir sistemde toplayarak hem zamanı geri veriyoruz hem de kontrolü.... Ingredy bir teknoloji şirketi mi yoksa bir gıda şirketi mi? Ingredy esas olarak bir teknoloji şirketi. Genç ve dinamik bir ekip olarak kendi teknolojimizi geliştirmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Ama kendimizi yalnızca teknoloji üreten bir yapı olarak değil gıda sektörünün içinden gelen ihtiyaçları anlayıp bunları teknolojiyle çözen bir ekip olarak konumlandırıyoruz. Platformun yapay zekâ tarafı bugün tam olarak ne yapıyor? Platformumuzun yapay zeka tarafı aslında restoranların günlük operasyonunu kolaylaştıran bir karar destek sistemi gibi çalışıyor. Geçmiş sipariş alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaçları anlamaya ve buna göre öneriler sunmaya yardımcı oluyor. Bunun yanında görüntü ve sesle sipariş oluşturma gibi pratik çözümlerle süreci hızlandırıyoruz. Farklı tedarikçileri ve fiyatları karşılaştırma imkanı da sunarak karar alma sürecini daha görünür ve kolay hale getiriyoruz. Restoranların en fazla veri ürettiği ama en az kullandığı alan sizce hangisi? Bence restoranların en fazla veri ürettiği ama en az kullandığı alan menüleri… Her gün hangi ürünün ne kadar satıldığı, hangi tabakların daha çok tercih edildiği ya da hangi dönemlerde talebin değiştiğine dair çok değerli veriler oluşuyor. Ama bu veriler çoğu zaman günlük operasyonun içinde kaybolup gidiyor. Aslında menüden gelen bu veriler doğru okunduğunda satın almadan stok yönetimine, maliyet kontrolünden yeni ürün geliştirmeye kadar birçok kararı doğrudan etkileyebilir. Bugün bu potansiyelin hala yeterince kullanılmadığını düşünüyorum. Bir restoranın satın alma alışkanlıklarından ne tür öngörüler elde edebiliyorsunuz? Bir restoranın satın alma alışkanlıkları bize aslında operasyonun işleyişini gösteriyor. Hangi ürünlerin ne sıklıkla tüketildiği, hangi dönemlerde talebin arttığı ya da azaldığı, hangi tedarikçilerin daha istikrarlı tercih edildiği gibi davranış kalıpları ortaya çıkıyor. Bunlardan yola çıkarak geleceğe dair de öngörüler üretebiliyoruz. Örneğin hangi ürünün ne zaman yeniden sipariş edileceği veya hangi ürün grubunda alternatif ihtiyacı doğacağı gibi. Veri analitiği gelecekte şeflerin kararlarını etkileyebilir mi? Bence veri analitiği şeflerin kararlarını etkiler ama onların yerine geçmez. Şefin mutfaktaki sezgisi ve deneyimi hala en değerli şey. Veri daha çok şunu yapıyor: Görünmeyeni gösteriyor. Hangi ürün daha çok kullanılıyor, nerede maliyet artıyor, talep nasıl değişiyor gibi... Aslında en iyi sonuç da şefin tecrübesiyle verinin birleştiği noktada çıkıyor. Sizce geleceğin mutfağında şef kadar veri uzmanı da önemli olacak mı? Şef yine mutfağın merkezinde olacak ama karar alma süreçleri giderek daha çok veriye yaslanacak. Bu nedenle veriyi okuyabilen ve yorumlayabilen kişiler de mutfağın işleyişine doğrudan dahil olacak. Yani mesele “şef mi veri uzmanı mı?” değil mutfağın nasıl karar verdiğinin değişmesi. Biz de Ingredy olarak yeni nesil gastronomi yaklaşımıyla teknolojiyi ve veriyi mutfağın doğal bir parçası haline getiriyoruz. Ingredy'nin gelir modeli nasıl çalışıyor? Ingredy’yi klasik bir yazılım gibi değil kendi içinde ekonomik değer üreten bir dijital pazar yeri olarak düşünebilirsiniz. Bu model sayesinde platform hem kendi operasyonlarını hem de büyümesini dışa bağımlı olmadan sürdürebiliyor. Yani sadece teknolojiyi sunan değil aynı zamanda bu ekosistemin içinde değer üreterek kendi sürdürülebilirliğini sağlayan bir sistemden bahsediyoruz. Platforma katılmak isteyen bir tedarikçiyi hangi kriterlere göre değerlendiriyorsunuz? Bizim üreticilerimizle kurduğumuz ilişki karşılıklı bir uyum meselesi. Önceliğimiz sadece niş, yerel ve özel ürünler üretmeleri değil aynı zamanda aynı değerleri paylaştığımız üreticilerle birlikte çalışmak. Bu yüzden aslında üreticilerimizle birbirimizi seçiyoruz diyebiliriz. Özellikle yerel üreticiler ve kadın girişimcilerle kurduğumuz yapı bizim için çok önemli. Çünkü en iyi ürünlere ulaşmak kadar, o ürünün arkasındaki emeği doğru şekilde desteklemek de işin bir parçası. Üreticilerimizi yerinde ziyaret ediyor, üretim süreçlerine birebir şahit oluyoruz. Bu da ilişkileri sadece ticari bir bağ olmaktan çıkarıp güvene dayalı bir ortaklığa dönüştürüyor. Tedarikçilerin sisteme kabul edilmediği durumlar oluyor mu? Bizim ilk yılımız büyük ölçüde tedarik zincirini kurmak ve doğru üreticileri seçmekle geçti. Bu süreçte çok fazla sahaya çıktık demek yanlış olmaz. Şu anda platformumuzda 70 tedarikçi var ve bunların büyük kısmı sosyal girişimlerden oluşuyor. Bu sosyal girişimlerin de yarısı kadın girişimci veya kadın ortaklı yapılardan geliyor. Bu kadar sahada vakit geçirmemize rağmen gerçekten çok titiz bir seçim sürecimiz var. Bugün çalıştığımız 70 üretici, “kılı kırk yararak” seçilmiş bir ağ diyebilirim. Restoranların en sık yaşadığı tedarik sorunu nedir? Restoranların en sık yaşadığı tedarik sorunu aslında çeşitlilik ve zaman yönetimi. Farklı ürünler için farklı üreticilerden fiyat almak, sürekli telefon trafiği yürütmek ve siparişleri ayrı ayrı takip etmek ciddi bir karmaşa yaratıyor. Bu süreç hem zaman alıyor hem de hataya çok açık hale geliyor. Biz bu noktada “mix sepet” özelliğimiz ile çözüm sunuyoruz. Tek bir ekran üzerinden farklı üreticilerin farklı ürünlerini aynı anda seçip sipariş verebiliyorlar. Böylece ciddi bir zaman tasarrufu söz konusu oluyor. Türkiye'de profesyonel mutfakların satın alma süreçlerinde en büyük verimsizlik nerede? Bizce en büyük verimsizlik, restoranların satın alma geçmişlerini kolayca takip edebilecekleri hızlı ve pratik sistemlerin eksik olması. Elbette kullanılan bazı manuel yapılar var ama bugün hala birçok işletme geriye dönük olarak neyi, ne kadar ve hangi fiyattan aldığını görmekte zorlanıyor. Özellikle tekil restoranlarda teknoloji kullanımı bu alanda çok yaygın değil. Oysa satın alma tarafında oluşan veriler aslında çok değerli. Bu yüzden biz bir ürünü geçen ay kaçtan aldınız, bugün hangi alternatifler var, fiyatlar nasıl değişmiş gibi noktaları doğrudan uygulamamızda görebilmenizi sağlıyoruz. Bir restoran Ingredy kullanmaya başladıktan sonra hangi somut kazanımları elde ediyor? Bir restoran Ingredy kullanmaya başladığında en somut kazanım aslında zaman ve maliyet tarafında ortaya çıkıyor. Süreçleri basitleştirerek tedarik süresini %50’ye kadar kısaltıyor ve restoranların veriye dayalı şekilde sipariş ve maliyet yönetimi yapmasını sağlıyoruz. Bunun ötesinde, sistemin bir diğer önemli katkısı yarattığı sosyal etki. Platformumuzdaki üretici ağından ürün alan restoranlar, dolaylı olarak binlerce üreticiyi kapsayan yaklaşık 40 bin kişilik bir gastronomi ekosistemine de temas etmiş oluyor. Ortalama bir işletme maliyetlerinde ne kadar iyileşme sağlayabiliyor? Ortalama bir işletmede maliyetlerdeki iyileşme aslında sürecin daha düzenli ve görünür hale gelmesinden geliyor. Restoranlar ne aldığını, neden aldığını ve hangi alternatifleri değerlendirebileceğini daha net görmeye başlıyor. Bu da kararları daha planlı hale getiriyor. Zamanla gereksiz alımlar azalıyor ve süreç daha sağlıklı ilerliyor. Bunun sonucunda da ortalama %10’a kadar maliyet avantajı sağlanabiliyor. "Şeffaf tedarik zinciri" kavramını sıkça kullanıyorsunuz. Bir restoran bunu uygulamada nasıl deneyimliyor? Şeffaf tedarik zinciri bizim için vitrinde görünen bir şey değil arka planda kurduğu-muz bir güven sistemi. Restoran aslında filtrelenmiş, belirli kalite ve gıda güvenliği standartlarından geçmiş bir üretici ağıyla karşılaşıyor. Biz de bu yapının içinde tedarikçileri denetliyor, süreci doğruluyor ve güvenilir bir zemin oluşturuyoruz. Bu yüzden restoran, ürünü alırken aslında önceden kontrol edilmiş bir sistemin içinden geçerek gelen üreticilerle çalışmış oluyor. Bir ürünün hikâyesini görünür kılmak neden önemli? Biz her bir ürünü sadece bir malzeme olarak değil arkasında bir emek, bir hikaye ve bir yaşam döngüsü olan değerli bir parça olarak görüyoruz. Biraz mücevher gibi… Nasılki bir taşın oluşum süreci onu kıymetli yapıyorsa, gıdada da aynı şey geçerli. Bir ürünün nasıl üretildiğini, kim tarafından yetiştirildiğini ve hangi koşullardan geç-tiğini görünür kılmak bu yüzden çok önemli. Çünkü bu görünürlük hem o emeğin değerini ortaya çıkarıyor hem de ürün ile onu kullanan şef arasında bir bağ kuruyor. Bu yüzden Ingredy blog sayfamızda hem üreticilerimizin hem de onların niş ürünlerinin hikayelerini anlatmaktan gerçekten keyif alıyoruz. Üretici ve restoran arasındaki güven sorununu teknoloji çözebilir mi? Üretici ve restoran arasındaki güven sorununu teknoloji tek başına çözmez ama işi biraz daha takip edilebilir hale getirir. Çünkü bu işte güven bir anda oluşan bir şey değil. Zaman içinde tutarlılık görmekle gelişiyor. Ürün aynı kalitede geliyor mu, süreç öngörülebilir mi, teslimat ve iletişim düzenli mi… Teknoloji burada tüm bu deneyimi kayıt altına alarak daha ölçülebilir ve takip edilebilir hale getiriyor. Tedarik zincirinde izlenebilirlik yakın gelecekte zorunluluk haline gelir mi? İzlenebilirlik artık sadece bir trend değil sektörün doğal bir ihtiyacı haline geliyor. Biz sahada da bunu net şekilde görüyoruz. Restoranlar artık sadece ürünü ve güvenilirliğini değil arkasındaki hikayeyi de sorguluyor. Bunu restoran menülerine özel hazırladığımız etki analizlerinde de görüyoruz. Örneğin tedarik ağımız içindeki üreticilerle hazırlanan bir menü, sadece ürünleri değil aynı zamanda sosyal etkiyi de görünür hale getiriyor. Böylece binlerce üreticiye ve dolaylı olarak on binlerce kişinin emeğine dokunan bir ekosistem ortaya çıkıyor. Bu yüzden yakın gelecekte izlenebilirlik, bir “ekstra özellik” olmaktan çıkıp tedarik zincirinin temel standardı haline gelecek. Biz de Ingredy’de bunu mümkün kılan yapıyı kurmaya odaklanıyoruz. Kadın girişimcileri özellikle destekleme kararınız nasıl ortaya çıktı? Bu anlamda neler yaptınız? Aslında bu karar çok doğal gelişti. Çünkü Ingredy de iki kız kardeş tarafından kurulmuş bir girişim. Bu yüzden kadın girişimcilerin karşılaştığı zorlukları ve ihtiyaçları yakından biliyoruz. Üretici ağımızı oluştururken kadın girişimcilerle ve kadın kooperatifleriyle çalışmak bizim için ayrı bir anlam taşıdı. Sahada birbirinden değerli işler yapan ama yeterin-ce görünür olmayan çok fazla kadın üreticiyle karşılaştık. Biz de elimizden geldiğince onların yanında olmaya çalışıyoruz. Bazen eğitimlerle bazen yeni iş birlikleriyle bazen de ürünlerini daha fazla restoranla buluşturarak... Çünkü bir kadın girişimcinin güçlenmesinin, sadece bir işletmeyi değil üretim ağını ve yaşadığı bölgeyi de etkilediğine inanıyoruz. Bugüne kadar sizi en çok etkileyen kadın üretici hikâyesi hangisi oldu? Açıkçası tek bir hikaye seçmek benim için çok zor. Çünkü sahada tanıştığımız her kadın üreticinin farklı bir mücadele ve başarı hikayesi var. Kimi yıllardır aileden gelen üretim bilgisini yaşatmaya çalışıyor kimi kendi markasını sıfırdan kuruyor kimi de bulunduğu bölgede başka kadınlara istihdam yaratıyor. Bizim için ilham veren şey de aslında bu çeşitlilik... Belki tek bir hikaye yerine tüm bu kadınların ortak kararlılığından etkileniyoruz diyebilirim. Sosyal etki ile ticari büyüme arasında denge kurmak zor oluyor mu? Sosyal etkiyi merkeze almak zaman zaman daha fazla emek ve daha dikkatli bir süreç yönetimi gerektiriyor. Ama biz bunu ticari büyümeye karşı bir alan olarak görmüyoruz. Bizim için önemli olan hızlı büyümekten çok, doğru büyümek. Eğer büyürken üreticilerimizi, restoranlarımızı ve kurduğumuz değerleri geride bırakıyorsak o büyüme-nin çok anlamlı olduğunu düşünmüyoruz. Test Mutfağı fikri nasıl doğdu? Ingredy Test Mutfağı fikri, şeflerimiz ve üreticilerimizin kıymetli ürünlerini aynı masada buluşturma ihtiyacından doğdu. Sahada çok net gördük ki bir ürün tek başına değil nasıl kullanıldığı ve hangi reçetelerle buluştuğu ile birlikte daha fazla değer kazanıyor. Ingredy Test Mutfağında amacımız da tam olarak bu... Şeflerle ürünleri bir araya getirerek onların gastronomik potansiyelini birlikte keşfetmek. Bu alanı bir içerik stüdyosu olarak mı, Ar-Ge merkezi olarak mı görüyorsunuz? Biz burayı aslında sadece bir içerik stüdyosu ya da Ar-Ge merkezi gibi değil daha çok bir oyun alanı gibi görüyoruz. Şeflerin, üreticilerin ve ürünlerin bir araya gelip özgürce deneme yaptığı, farklı kombinasyonların keşfedildiği bir alan... Bazen beklemediğimiz eşleşmeler çıkıyor bazen de çok güçlü yeni fikirler doğuyor. Şefler ve üreticiler aynı masaya oturduğunda ortaya çıkan en şaşırtıcı sonuç ne oldu? Şefler ve üreticiler aynı masaya oturduğunda en şaşırtıcı şey aslında ne kadar hızlı bir bağ kurdukları oluyor. Birbirlerini tanımaktan, hikayelerini dinlemekten gerçekten çok keyif aldıklarını görebiliyoruz. En son Four Seasons’ta üreticilerimizin davetli olduğu bir buluşma olmuştu. Orada üreticilerimiz kendi hikayelerini doğrudan anlatma fırsatı buldu. Aslında üretici için de şef için de bu tedarik zincirinde birbirini tamamlayan parçalar olduklarını söylemek yanlış olmaz. Test Mutfağı'ndan doğup ticari başarıya dönüşen projeler oldu mu? Henüz Ingredy Test Mutfağından doğup ticari bir ürüne dönüşen bir proje olmadı. Ama şu anda Test Mutfağımız ile ilgili yeni projeler üzerinde çalışıyoruz. Süreç içinde böyle bir girişim gerçekleşirse de bunun Ingredy Test Mutfağı’ndan çıkmış olmasının mutluluğunu tabii ki paylaşırız. Beş yıl sonra Ingredy'yi nasıl bir noktada görmek istiyorsunuz? Türkiye'den çıkan küresel bir FoodTech markası olmak mümkün mü? Beş yıl sonra Ingredy’yi gastronomi dünyasında Türkiye’den çıkmış, global ölçekte kullanılan bir teknoloji markası olarak görmek istiyoruz. Hedefimiz farklı ülkelerde de restoranların ve üreticilerin işini kolaylaştıran, tedarik süreçlerini daha şeffaf ve yönetilebilir hale getiren bir yapı kurmak. Zaten biz kendimizi başından beri sadece Türkiye odaklı bir girişim olarak görmüyoruz. Rotterdam merkezli bir marka olmamız da bu bakış açısını güçlendiriyor. Bu yüzden kurduğumuz sistem, baştan itibaren farklı pazarlara uyarlanabilecek şekilde tasarlandı. Bu süreçte odağımız, teknolojiyle gastronomi ekosistemine gerçek bir değer katmak ve bu dönüşümün aktif bir parçası olmak. Yapay zekâ, restoran satın alma yöneticilerinin yerini alabilir mi? Bizce yapay zeka satın alma süreçlerinde birçok şeye karşılık verebilir. Veri analizi, fiyat karşılaştırma, geçmiş siparişlerden öğrenme gibi alanlarda zaten oldukça güçlü. Ama işin içinde hala tecrübe ve insan faktörü var. Bir ürünün kalitesi, o günkü durumu, şefin beklentisi ya da üreticiyle kurulan ilişki gibi şeyler sadece veriye indirgenebilecek konular değil. Gelecekte Ingredy'nin sadece tedarik değil, finansman, lojistik veya karbon ayak izi yönetimi gibi alanlara da girmesi mümkün mü? Biz halihazırda Ingredy’yi sadece bir tedarik platformu olarak değil gastronomi ekosistemini uçtan uca destekleyen bir yapı olarak görüyoruz. Bu konuda ilk adımlarımızı atmaya başladığımızı söylemek erken olmaz. Yakın zamanda karbon ayak izi ölçümünü entegre ederek ürünlerin çevresel etkisini daha görünür hale getirmeyi hedefliyoruz. Bir restoran sahibinin bugün hâlâ Excel dosyalarıyla satın alma yönetmesi size ne düşündürüyor? Aslında böyle bir yapı hala otantik bir taraf da taşıyor, bunu da çok iyi anlıyoruz. Ama biz burada dijitalleşmeyi daha kolay hale getirirken aynı zamanda ciddi bir zaman ve verim kaybını da ortadan kaldırıyoruz. Operasyon tarafındaki alt kullanıcı ekleme ve yetkilendirme özelliklerimizle de ekiplerin işini daha düzenli ve takip edilebilir hale getiriyoruz. Sonuçta hem modern hem de kolay bir arayüzle alışılmış sipariş yöntemlerini dönüştürüp restoranların dijital düzene daha rahat geçmesini sağlıyoruz. Ingredy başarırsa gastronomi sektöründe ne değişecek? Bizce Ingredy ile beraber gastronomi sektöründe en büyük değişim şeffaflığın ve erişimin standart hale gelmesi olacak. Bugün çok parçalı ve yorucu ilerleyen bir tedarik yapısı var. Biz bunu herkes için daha kolay bir hale getirmeyi hedefliyoruz. Uzun vadede ise şefin, üreticinin ve verinin ortak zeminde daha doğal bir şekilde buluşabildiği, gastronominin daha bilinçli ve daha bağlantılı bir ekosisteme dönüştüğünü görmek istiyoruz.